Sovyetler Birliği Kurucusu Lenin’in Atatürk ile olan dostluğu, hayatı ve ölümü…

Vladimir Ilyich Ulyanov, bilinen adıyla Lenin, 22 Nisan 1870 tarihinde Simbirsk’te doğmuştur. Lenin, Rus marksist devrimci ve politikacıdır. Ekim Devrimi’nin lideri ve Sovyetler Birliği’nin kurucusudur. Lenin, aynı zamanda Marksist-Leninist ideolojinin fikirsel önderi, Rusya Komünist Partisi‘nin (Bolşevik) ilk lideri ve Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin de öncüsüdür. 

Lenin, Sovyetler Birliği’nin kurucusu olarak anılır. Marksizm ve komünizm hakkındaki fikirleri Leninizm olarak bilinir. 20. yüzyılın en etkili siyasi liderlerinden biridir. Lenin, yetişkin hayatını Rusya’daki devrimci komünist faaliyetlere önderlik yaparak geçirmiştir. 

Lenin ve önderlik ettiği Bolşevikler’in, Anadolu İhtilali sırasında Kemalistler ile tesis ettikleri ittifak tarihin seyrini değiştirmiştir.

MUSTAFA KEMAL’İN LENİN’E MEKTUBU

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Lenin’in dostluğu 26 Nisan 1920 tarihinde Mustafa Kemal tarafından kaleme alınan bir mektupla başladı. Bu mektup “Emperyalist hükümetler aleyhine harekâtı ve bunların tahakküm ve esareti altında bulunan mazlum insanların kurtuluşu gayesini hedefleyen Bolşevik Ruslarla mesai ve harekat birliğini kabul ediyoruz” ifadeleri ile başlıyordu. Yapılan görüşmelerin ardından, 16 Mart 1921 günü Moskova Dostluk Anlaşması imzalandı.

Atatürk’ün Lenin’e yazdığı mektupla başlayan dostluk, Sovyetler Birliği’nin Kurtuluş Savaşı’ndaki desteğiyle devam etti. Savaşın bütçesi için Bolşeviklerle ittifak yapıldı, onlardan hem para hem de askeri malzeme alındı. Bolşeviklerin anlaşmanın ardından yaptığı bazı askeri yardımlarda iki parça halinde 10 milyon altın ruble, 22 uçak, 33 bin tüfek, 327 makineli tüfek, 54 top, 58 milyon mermi gönderildiği belgelenmiştir.

Bu yardımlarla Sovyetler Birliği, İnebolu’ya tam 300 bin ton cephane ve silah gönderdi. Bu cephanelerin önemini Atatürk, “Gözüm Sakarya’da, Dumlupınar’da, kulağım İnebolu’da” sözleriyle ifade etmiştir.

Kemalist-Bolşevik ittifakında öyle önemli bir yere sahipti ki Taksim Meydanı’nda 1928 yılında yapılan anıtta da yer alıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun sembolü olan anıtta Mustafa Kemal, silah arkadaşlarıyla birlikte görülmektedir. Ve bu anıtta Kızıl Ordu’ya bağlı istihbarat teşkilatı GRU kurucularından İvanoviç Aralov da Mustafa Kemal’in silah arkadaşıdır.

HAYATININ ERKEN DÖNEMİ

Lenin, 1870 yılında Moskova’nın yaklaşık 725 kilometre doğusunda, o zamanlar Simbirsk olarak adlandırılan bölgede doğdu. Ulyanov soyadına sahip ailesi orta sınıf ve varlıklıydı. O, on altı yaşındayken babası öldü. Babasının vefatı Lenin’i kızdırdı ve artık Tanrı’yla Rus Ortodoks Kilisesi’ne inanmadığını söyledi.

  • 1887’de iki olay onun devrimci inançlarını şekillendirdi. Bunlar, ağabeyi Alexandr’ın Rus Çarını öldürmeye teşebbüsten idam edilmesi ve bir öğrenci ayaklanmasının elebaşı olduğu için Kazan Üniversitesi’nden atılmasıydı.

Lenin, yetişkin yaşamının çoğunu Sosyal Demokrat Hareketi örgütlemek ve yazmak için harcadı. Bu dönemin büyük bir bölümünde Avrupa, İngiltere ve Sibirya’da sürgündeydi. Hareketin bölündüğü 1903’ten itibaren, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nin ‘Bolşevik’ kısmında liderlik etti.

LENİN’E KİM İLHAM VERDİ?

  • Alman filozoflar Karl Marx ve Friedrich Engels, Lenin’i en çok etkileyen düşünürlerdir. Lenin, daha önceki Rus devrimci geleneğini kırarak, “Rus Marksizmi’nin babası” Georgii Plehanov’u takip etti. Siyasetini ‘Rus halkı’ etrafında kurmak yerine, Avrupa’da zaten var olan Sosyal Demokrat Hareket ile saflaşarak dünya işçi sınıfına umut bağladı. 19. yüzyıl devrimci hareketinin önemli bir figürü olan materyalist filozof Nikolai Chernyshevsky de idollerinden biriydi.

SÜRGÜN HAYATI

Lenin, çalışmalarını bir devrimci olarak sürdürdü. Kısa sürede Marksistler arasında lider olduğu St. Petersburg’a taşındı. Casuslar her yerde olduğu için sürekli olarak polisten ve hükümet yetkililerinden saklanmak zorunda kaldı. Sonunda Lenin, Bolşevikler adı verilen kendi Marksist grubunu yarattı.

1897’de tutuklandı ve üç yıllığına Sibirya’ya sürüldü. 1900’de döndükten sonra devrimi teşvik etmeye ve Marksizmi zorlamaya devam etti. Ancak St. Petersburg’a girmesi yasaklandı ve polisin gözetimi altına alındı. Önündeki birkaç yıl boyunca zamanının çoğunu, komünist makaleler yazarak ve yaklaşan devrimi planlayıp  Batı Avrupa’da geçirdi.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI

1914’te Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde, milyonlarca Rus işçi ve köylüsü orduya katılmaya zorlandı. Korkunç koşullar altında savaşa gönderildiler. Dönemin koşullarına bağlı olarak Rusların büyük bir kısmı çok az eğitim almıştı. Yiyecekleri yoktu, ayakkabıları yoktu ve bazen silahsız savaşmak zorunda kalıyorlardı. Çarın önderliğinde milyonlarca Rus askeri öldürüldü. Rus halkı isyana hazırdı.

ŞUBAT DEVRİMİ

1917’de Rusya’da Şubat Devrimi gerçekleşti. Çar devrildi ve hükümet geçici hükümet tarafından yönetildi. Almanya’nın yardımıyla Lenin Rusya’ya döndü. Geçici hükümet aleyhinde konuşmaya başladı. Çarlık hükümetinden daha iyi olmadığını söyledi. Halkın yönettiği bir hükümet kurmak istiyordu.

Ekim 1917’de Lenin ve onun Bolşevik Partisi hükümeti devraldı. Bazen bu devralma Ekim Devrimi veya Bolşevik Devrimi olarak adlandırılır. Lenin, Rusya Sosyalist Federatif Sovyet Cumhuriyeti’ni kurdu ve yeni hükümetin lideri oldu.

RUS İÇ SAVAŞI

Lenin liderliğinin ilk birkaç yılında, Bolşevik karşıtlarına karşı bir iç savaş verdi. O acımasız bir liderdi. Tüm muhalefeti bastırdı, hükümetine karşı çıkan herkesi öldürdü. Kendisinden önceki çar gibi, köylüleri ordusuna katılmaya zorladı ve askerlerini beslemek için köylülerden zorla yiyecek aldı. İç savaş Rusya ekonomisini yerle bir etti ve milyonlarca insan açlıktan öldü.

Rus İç Savaşı sırasında Lenin, Batılı tarihçiler tarafından Sovyetler Birliği’nde 1918-1921 yılları arasında uygulanan ekonomik ve siyasal sistem olarak adlandırılan savaş komünizmini kurdu. Savaş komünizminde hükümet her şeye sahipti ve askerler ihtiyaç duyduklarını köylülerden alabilirdi.

Bolşevikler iç savaşı kazandığında, Lenin 1922’de Sovyetler Birliği’ni kurdu. Dünyanın ilk komünist ülkesiydi.  

LENİN’İN YERİNİ KİM ALDI?

Lenin’in aciz kaldığı yıllarda ve ölümünden sonra Komünist Parti içindeki farklı gruplar, partinin ‘kolektif liderliği’ olan Politbüro’nun kontrolünü ele geçirmek için mücadele ettiler. Bu mücadele, Sovyet devletinin geleceği için karşıt görüşler ve çatışan kişisel hırsları içeriyordu.

  • Politbüro: Politik Büro’nun kısaltılmış biçimi. SSCB tarihinde komünist partinin, politikaları belirleyen en üst karar organıydı. Rusya’da 1917 Sovyet Devrimi’nden sonra devlet yönetimi üzerinde uyguladığı sıkı denetim 1991’de SSCB’nin dağılmasıyla sona ermiş ardından varlığı fiilen son bulmuştu.

Lenin, son aylarında, tek adam yönetimine karşı ‘kolektif liderlik’ ilkesini korumayı saplantı haline getirmişti ve başarısız bir şekilde Joseph Stalin’i Genel Sekreterlik görevinden aldırmaya çalışmıştı.

Stalin, farklı fraksiyonları (parti içi grup) ustaca birbirine karşı kullandı ve Komünist Parti Genel Sekreteri olarak etkisini artırdı. 1920’lerin sonlarına kadar diktatörlük gücünü elinde tutan Politbüro’yu destekçileriyle istikrarlı bir şekilde doldurdu.

Yenilen rakibi Leon Troçki, 1927’de Komünist Parti’den ihraç edildi, 1929’da Sovyetler Birliği’nden sürüldü ve 1940’ta Meksika’da Stalin’in bir ajanı tarafından öldürüldüğü iddia edildi.

LENİN NE ZAMAN VE NASIL ÖLDÜ?

Lenin, felç geçirdikten sonra 21 Ocak 1924’te öldü.

Komünist Parti’nin liderleri, yeni Sovyet devletinin merkezi figürü olmadan meşruiyetini kaybedeceğinden endişe duyarak onun ölümüne hazırlanıyordu. Rejimin ölümünden sonra meşruiyetini güvence altına almak için sembollerden ve mitlerden oluşan bir ‘Lenin kültü’ inşa ettiler.

Bu kült projesinin bir parçası olarak, Lenin’in bedeni mumyalandı ve bir haftalık tören ve ritüelden sonra sergilendi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir